Laparoskopi, karın içi ya da leğen kemiğindeki organların cerrahi tedavisinde, geniş ameliyat kesileri (20 cm dolayında) yerine, birkaç adet –4 ya da 5 adet– küçük (0.5-1 cm) deliklerden yerleştirilen borucuklardan (ki bunlara trokar diyoruz) bir kameraya bağlı olan teleskop ile elde edilen görüntü eşliğinde uzun-ince ameliyat ekipmanları ile yapılan ameliyat tekniğidir.
Laparoskopik cerrahide, ameliyat edilecek (böbrek, prostat, üreter ve böbreküstü bezi gibi) organların rahatlıkla görülebilmesini sağlayan ve borucukların birinden vücut içine yerleştirilen teleskop mevcuttur. Bu teleskop ile karın içindeki organların görüntüsü teleskopa monte edilmiş yüksek çözünürlüklü (HD) kamera sistemi ile bir ekrana yansıtılarak, organın yaklaşık 10-15 kat büyütülmüş görüntüsü eşliğinde cerrahi gerçekleştirilir.
Teleskoptan alınan HD görüntü büyütülerek ekranda izlenerek ameliyat gerçekleştirilir
Laparoskopik cerrahide kullanılan bu ufak delikler nedeniyle, laparoskopik cerrahi sonrası, açık cerrahideki geniş ameliyat kesilerine göre, çok az rahatsızlık ve ağrı olmakta ve kozmetik açıdan daha iyi bir görünüm sağlanmaktadır (Resim-3). Laparoskopi ile ameliyat sonrası ameliyat ağrısı ve bu nedenle ağrı kesici kullanımı, hastanede yatış süresi ve iyileşme süresi oldukça azalmaktadır. Laparoskopik cerrahi de açık cerrahi gibi genel anestezi (narkoz) altında yapılmaktadır.
Laparoskopik cerrahi, hastalar için açık cerrahiye göre önemli kolaylıklar sağlayan bir teknik olmasına rağmen, uygulanması için deneyim ve özellikle bu konu üzerinde edinilmiş özel eğitimi gerektirmektedir.
Örneğin, açık cerrahide böbrek ameliyatı için yapılan büyük ameliyat kesisinin görünümü ile aynı ameliyatın laparoskopik yöntemle yapıldığında kullanılan deliklerin karşılaştırması.
Laparoskopik cerrahi ile ne gibi faydalar edinilecektir?
Hastalar açısından, açık cerrahi ile karşılaştırıldığında araştırmalarda belirlenmiş birçok fayda sağlanmaktadır.
Laparoskopi ürolojideki birçok cerrahi girişimde uygulanabilir bir tekniktir. Gerçekten, karınzarı dış bölümünde yer alan ürolojik organların (böbrek, böbreküstü bezi, üreter, prostat, anadamar lenf bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması giderek artan şekilde kabul gördüğü gibi, daha az hasar ve ağrı avantajları ile zamanımızda laparoskopik olarak yapılabilmektedir. Miminal invaziv (daha az yaralayıcı) cerrahi olarak kabul edilen laparoskopik cerrahi, tüm dünyadaki gelişmiş merkezlerde, açık cerrahiden daha sık uygulanır hale gelmektedir.
Ürolojik hastalıklarda uygulanan laparoskopik cerrahiler nelerdir?
PROSTAT
Prostat kanseri
Laparoskopik radikal prostatektomi
Laparoskopik pelvik lenfadenektomi (prostat kanserine bağlı lenf bezlerinin temizlenmesi)
Laparoskopik prostat adenomektomi (iyi huylu 150 gram üzerindeki büyük prostatların büyüyen kısmının çıkartılması)
BÖBREK
Böbrek Kanseri
Laparoskopik radikal nefrektomi (kanserin kontrolü için bütün böbreğin çıkartılması)
Laparoskopik radikal sistektomi ve üriner diversiyon
Mesane divertikülü
Laparoskopik divertikülektomi
Sistosel-rektosel (Mesane sarkması)
Laparoskopik sakrokolpopeksi
Veziko-vajinal fistül
Laparoskopik vezikovajinal fistül onarımı
Üreter darlığı
Laparoskopik üretero-neosistostomi
Laparoskopik Boari flap uygulaması
Laparoskopik Psoas Histch tekniği
Laparoskopik cerrahinin uygulanmaması gereken durumlar
Laparoskopik cerrahinin uygulanmasında kesin sakıncalı olan durumlar, düzeltilemeyen kanama hastalıkları, barsak tıkanıklıkları, karın duvarında aktif infeksiyonlar ve karın zarına yayılmış kanserler ve karın zarı içinde su toplamış hastalardadır. Göreceli olan sakıncalı durumlar aşırı şişmanlık, karın ve leğen kemiği organlarında önceden geçirilmiş büyük ameliyat, gebelik, ağır solunum yetersizliği, ağır kalp atım bozuklukları, ağır kalp hastalıklarıdır.
Laparoskopik cerrahi komplikasyonları
Rutin olarak laparoskopik cerrahi uygulayan tecrübeli ve eğitimli cerrahlar tarafından yapılan girişimlerde komplikasyon oranları ve komplikasyon derecesi daha düşüktür. Laparoskopik cerrahide yaklaşık komplikasyon oranı %5’dir. Laparoskopik cerrahi sırasında görülebilen ölüm oranı yaklaşık %0.3; açık ameliyata geçme olasılığı ise yaklaşık %1-5’dir.
Doç. Dr. M. Murat AYDOS
Erektil disfonksiyonda, peyronie hastalığı, penil kurvatur, idrar kaçırma ve penis büyütmede KÖK HÜCRE tedavisi (rejenerasyon) Bursa’da ilk ve tek…